Oku · Anla · Pekiştir
Konu anlatımı
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ve Miras Hukuku Uygulamaları
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir kişinin bakım ve gözetimini üstlenme borcu ile bir malvarlığı değerini devretme borcunu karşı karşıya getirir. Konunun tapu sicili bakımından güçlüğü, sözleşmenin sağlar arası veya ölüme bağlı sonuç doğurmasına, hangi makamda düzenlendiğine, tescil talebini kimin yaptığına ve miras hukukuna özgü belgelerin içeriğine göre farklı işlem yollarının ortaya çıkmasıdır.
Bu ders; ölünceye kadar bakma sözleşmesinin kuruluşunu, tapu müdürlüğünün düzenleme yetkisinin sınırlarını, noterlikte düzenlenen sözleşmelerin tescilini, bakım alacaklısının kanuni ipotek hakkını, atanmış mirasçı ve belirli mal bırakma işlemlerini, ayrıca mirasçılık sıfatının kaybedildiği hâllerde tapu sicilinde izlenecek yolu sistematik biçimde açıklar.
Öğrenme hedefleri
Bu konuyu tamamlayan öğrenci:
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin taraflarını ve karşılıklı edimlerini ayırt eder.
- Sağlar arası ve miras hukuku nitelikli sözleşmelerin tapu siciline etkisini karşılaştırır.
- Sözleşmenin geçerli şekli ile sözleşmeyi düzenleyebilecek makamları belirler.
- Tapu müdürlüğünün düzenleyebileceği ve düzenleyemeyeceği sözleşmeleri doğru sınıflandırır.
- Noterlikte düzenlenen sözleşmelerde tescil talebini kimin yapabileceğini olayın özelliklerine göre seçer.
- Bakım alacaklısı lehine kanuni ipoteğin süresini, başlangıcını, miktarının belirlenmesini ve terkinini uygular.
- Atanmış mirasçı ile belirli mal bırakılan kişi arasındaki külli halef–cüzi halef ayrımını kurar.
- Vasiyetname ve miras sözleşmesine dayalı tescillerde gerekli belge yolunu belirler.
- Mirasçılık sıfatının kaybı, mirasın topluca reddi ve reddin iptali hâllerinde tapu sicilindeki sonucu gerekçelendirir.
1. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin Temel Yapısı
1.1. Karşılıklı borçlar
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde iki temel edim vardır:
- Bakım borçlusu, bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi üstlenir.
- Bakım alacaklısı, bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini bakım borçlusuna devretme borcunu üstlenir.
Bu nedenle sözleşme iki tarafa borç yükler. Tapu müdürlüğünde kurulacak sözleşmede bu karşılıklılık açıkça görünmelidir: Bir veya birden fazla taşınmazın devri ile ölünceye kadar bakım ve gözetim borcu birbirinin karşılığıdır.
Tarafların niteliği
- Bakım alacaklısı daima gerçek kişidir.
- Bakım borçlusu gerçek kişi veya tüzel kişi olabilir.
- Bakım alacaklısı ya da bakım borçlusu birden fazla kişi olabilir.
- Taraflar, bakım alacaklısının taşınmazı devreden kişi değil, üçüncü bir kişi olmasını da kararlaştırabilir.
Üçüncü kişi yararına kurulan yapıda üç rol birbirinden ayrılabilir: Taşınmaz maliki, bakım borçlusu ve bakım hizmetinden yararlanacak bakım alacaklısı. Özellikle ölüme bağlı tescil yolunda talebi kimin yapacağı belirlenirken bu ayrım önem kazanır.
1.2. Sağlar arası ve miras hukuku nitelikli sözleşme
Ayrımın ölçütü, bakım alacaklısının malvarlığı devri ediminin ne zaman ve hangi işlemle yerine getirileceğidir:
| Ölçüt | Sağlar arası sözleşme | Miras hukuku nitelikli sözleşme |
|---|---|---|
| Mülkiyet devrinin zamanı | Taraflar hayattayken | Bakım alacaklısının ölümünden sonra |
| Devrin hukuki görünümü | Sağlar arası işlem | Ölüme bağlı tasarruf |
| Tapu müdürlüğünün sözleşmeyi düzenleme yetkisi | Taşınmaz devri içeriyorsa vardır | Yoktur |
| Tescil talebi | Sözleşme ve talep yetkisine göre hayattayken yapılabilir | Doğrudan bakım borçlusunun talebiyle yapılamaz |
Her iki tür de kuruluş ve şekil bakımından miras hukuku hükümlerine bağlıdır. Fark, özellikle tapu siciline tescil aşamasında ortaya çıkar.
2. Geçerli Şekil ve Düzenleme Yetkisi
2.1. Miras sözleşmesi şekli
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı ataması içermese dahi miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. Miras sözleşmesinin geçerli şekli ise resmî vasiyetname şeklidir.
Resmî vasiyetname:
- Yetkili resmî memur önünde,
- İki tanığın huzurunda düzenlenir.
Resmî memur; sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkilendirilmiş başka bir görevli olabilir.
Burada iki ayrı mesele karıştırılmamalıdır:
- Şekil şartı, sözleşmenin hangi resmî düzenleme usulüne bağlı olduğunu gösterir.
- Düzenleme yetkisi, somut sözleşmeyi hangi makamın hazırlayabileceğini gösterir.
2.2. Tapu müdürlüğünün düzenleme yetkisi
Bir taşınmaz temlikini içeren ölünceye kadar bakma sözleşmesini noter ve sulh hâkiminin yanı sıra tapu müdürlüğü de düzenleyebilir. Tapu müdürlüğü, resmî senet düzenler ve işlemde iki tanık bulundurur.
Ancak tapu müdürlüğünün yetkisi sınırsız değildir. Tapu müdürlüğü yalnız:
- Taşınmaz devrini içeren,
- Sağlar arası hüküm doğuran,
- Taşınmazın bakım borçlusu adına tescilini işlem sırasında veya hayattayken sağlayan ölünceye kadar bakma sözleşmesini düzenleyebilir.
Aşağıdaki sözleşmeler tapu müdürlüğünce düzenlenemez:
- Taşınmazın bakım alacaklısının ölümünden sonra bakım borçlusu adına tescilini öngören sözleşmeler,
- Taşınır veya taşınmaz dışındaki başka malvarlığı değerlerinin devrini içeren sözleşmeler.
2.3. Tescilden sonraki hukuki durum
Taşınmaz bakım borçlusu adına tescil edildikten sonra bakım borçlusu taşınmaz üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilir. Bakım borçlusunun daha sonra ölmesi hâlinde taşınmaz onun mirasçılarına intikal eder.
Bu sonuç, bakım alacaklısının korunmasının kendiliğinden taşınmaz mülkiyetini sınırlamadığını gösterir. Bakım alacaklısının güvence aracı, şartları varsa kanuni ipotek hakkıdır.
3. Noterlikte Düzenlenen Sözleşmenin Tescili
Noterlikte düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmesi, sağlar arası sonuç doğurabileceği gibi ölüme bağlı tasarruf niteliğinde de olabilir. Tescil yolu, sözleşmenin hangi türde olduğuna göre belirlenir.
3.1. Sağlar arası sonuç doğuran noter sözleşmesi
Bakım alacaklısı, sözleşme kurulduktan sonra taşınmazın mülkiyetini devretmeyi taahhüt etmişse temel yol, malik olan bakım alacaklısının talebidir.
Karar sırası
- Bakım alacaklısı tescil talebinde bulunursa: Taşınmaz bakım borçlusu adına tescil edilir.
- Bakım alacaklısı talepte bulunmazsa: Tescil mahkeme kararıyla sağlanabilir.
- Sözleşme, bakım borçlusuna bakım alacaklısı hayattayken tek başına tescil yetkisi vermişse: Bakım borçlusunun talebi yeterlidir.
- Tescil yapılmadan bakım alacaklısı ölürse: Bakım borçlusu tescili mirasçılardan ister.
- Mirasçılar muvafakat etmezse: Mahkeme kararının ibrazı gerekir.
Burada belirleyici iki soru vardır: Mülkiyet devri hayattayken mi öngörülmüştür ve bakım borçlusuna tek başına tescil yetkisi verilmiş midir?
3.2. Ölüme bağlı sonuç doğuran noter sözleşmesi
Taşınmazın mülkiyet devri bakım alacaklısının ölümüne bağlanmışsa ölüme bağlı tasarruf söz konusudur. Bu durumda bakım borçlusunun, bakım alacaklısının ölümünden sonra yalnız sözleşmeye dayanarak tapu müdürlüğünden doğrudan tescil isteme hakkı yoktur.
Tescil:
- Bakım alacaklısının mirasçılarının talebiyle veya
- Mahkeme kararıyla yapılır.
Bakım alacaklısı üçüncü kişi ise taşınmaz maliki ile bakım alacaklısı aynı kişi değildir. Böyle bir durumda tescil, taşınmaz malikinin veya malikin mirasçılarının talebiyle ya da mahkeme kararıyla sağlanır.
3.3. Mirasçı atama nitelikli sözleşme
Miras hukuku nitelikli ölünceye kadar bakma sözleşmesi, belirli bir taşınmazın ölümden sonra devrini öngörebileceği gibi bakım borçlusunu mirasçı atayabilir. Mirasçı atama biçiminde kurulmuşsa tescil talebinde mirasçılık belgesinin alınması gerekir.
4. Bakım Alacaklısı Lehine Kanuni İpotek
4.1. Güvencenin işlevi
Bakım alacaklısı, bakım borçlusuna devrettiği taşınmazlar üzerinde haklarını güvenceye almak için kanuni ipotek tescil ettirebilir. Böylece bakım alacağına ilişkin kişisel talep hakkı ayni teminatla desteklenir.
Kanuni ipotek kendiliğinden tapu siciline yazılmaz. Bakım alacaklısına tescil talep etme hakkı verir.
4.2. Üç aylık hak düşürücü süre
Kanuni ipotek, mülkiyet devrini izleyen üç aylık süre içinde tescil edilebilir. Sürenin başlangıcı, sözleşmenin düzenlendiği yere göre belirlenir:
| Sözleşmenin kurulduğu yer | Üç aylık sürenin başlangıcı |
|---|---|
| Tapu müdürlüğü | Taşınmaz mülkiyetinin bakım borçlusuna devredildiği tarih |
| Noterlik | Taşınmazın bakım borçlusu adına tapu siciline tescil edildiği tarih |
Tapu müdürlüğünde yapılan sözleşmede kanuni ipotek, sözleşmeyle birlikte veya devri izleyen üç ay içinde tescil edilebilir. Üç aylık süre hak düşürücüdür; süre geçtikten sonra yapılan kanuni ipotek talebi tapu müdürlüğünce karşılanmaz.
4.3. Tescil için gerekli miktar ve irade
Kanuni ipoteğin tescilinde bakım borçlusunun ayrıca muvafakat etmesi gerekmez. Bununla birlikte teminat altına alınacak alacak miktarı belirli olmalıdır.
Miktar şu yollarla belirlenebilir:
- Sözleşmede bir bedel belirlenmişse o bedel esas alınır.
- Sözleşmede bedel yoksa taraflar sonradan anlaşabilir.
- Taraflar anlaşamazsa bakım alacağının değeri mahkemece tespit edilir.
- Üç aylık süre içinde bakım alacaklısı ve bakım borçlusu birlikte talepte bulunursa belirledikleri bedel üzerinden tescil yapılabilir.
Mahkemenin miktarı belirlemesi sürerken üç aylık hak düşürücü sürenin geçme ihtimali varsa bakım alacaklısı geçici tescil şerhi isteyebilir.
4.4. Kanuni ipoteğin terkini
- Bakım alacaklısının ölümüyle bakım borcu sona erer. Bakım borçlusunun talebi üzerine ipotek terkin edilir.
- Bakım alacağının kişisel hak niteliği nedeniyle bakım alacaklısının mirasçılarının muvafakati aranmaz.
- Bakım alacaklısı hayattayken kendi talebiyle ipoteği her zaman terkin ettirebilir.
5. Ölüme Bağlı Tasarrufların Tapu Siciline Yansıması
5.1. Kavram ve türler
Ölüme bağlı tasarruf, mirasbırakanın sağlığında yaptığı ancak ölümünden sonra sonuç doğuran, terekeye ilişkin tek veya iki taraflı işlemdir.
- Şeklî anlamda ölüme bağlı tasarruflar: Vasiyetname ve miras sözleşmesi.
- Maddi anlamda örnekler: Mirasçı atama, belirli mal bırakma, vakıf kurma ve art mirasçı atama.
5.2. Vasiyetname veya miras sözleşmesinin varlığının öğrenilmesi
Tapu müdürlüğünün, mirasbırakanın vasiyetnamesi veya miras sözleşmesi bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırma yükümlülüğü yoktur.
Ancak taşınmazın intikalinden önce veya sonra MERNİS kayıtlarında vasiyetname ya da miras sözleşmesi bilgisiyle karşılaşılırsa:
- İlgili mahkemeye derhâl bildirim yapılır.
- Nüfus müdürlüğüne derhâl bildirim yapılır.
- Taşınmazın beyanlar sütununa vasiyetname veya miras sözleşmesi bulunduğuna ilişkin belirtme yapılır.
Bu belirtme, tapu sicilinde işlem yapılmasını kendiliğinden engellemez. Belirtmenin hukuki sonuçları kabul edilerek işlem yapılabilir.
6. Atanmış Mirasçı
6.1. Mirasçı atamanın niteliği
Mirasçı atama, mirasbırakanın bir veya birden fazla kişiyi mirasının tamamı ya da belirli bir oranı için külli halef sıfatıyla mirasçı tayin etmesidir. Mirasçı atama hem vasiyetname hem miras sözleşmesiyle yapılabilir.
Atanmış mirasçı:
- Gerçek kişi veya tüzel kişi olabilir.
- Mirasbırakanın kanuni mirasçılarından biri de olabilir.
- Mirasbırakanın ölümü anında mülkiyeti tescilsiz olarak kazanır.
- Kanuni mirasçılar gibi mirasçılık belgesi alır.
6.2. Mirasçılık belgesinin içeriği
Atanmış mirasçı adına yapılacak tescil talebinde mirasçılık belgesi ibraz edilir. Belgenin işlevi yalnız bir vasiyetnamenin varlığını göstermek değildir. Atanmış mirasçıların kimliği ve miras payları belirli olmalıdır.
Mirasçılık belgesinde:
- Atanmış mirasçıya düşen pay,
- Varsa kanuni mirasçılara düşen pay gösterilmelidir.
Kanuni mirasçıların da aynı belgede yer alması, atanmış mirasçı yönünden işlem yapılmasına engel değildir; esas olan payların açık olmasıdır.
6.3. Payların gösterilmediği belge ve özel durum
Mirasçılık belgesi yalnız vasiyetname veya miras sözleşmesi bulunduğunu söylüyor, fakat atanmış mirasçıların paylarını açıkça göstermiyorsa bu belgeyle intikal yapılmaz. Mirasbırakana ait taşınmazların beyanlar sütununa vasiyetname veya miras sözleşmesinin varlığına ilişkin belirtme yapılır.
Bunun özel bir görünümü vardır: Atanmış mirasçı vasiyetnameyle mirasın tamamına mirasçı atanmışsa ve atanmış mirasçılık belgesiyle başvurmuşsa murise ait taşınmazların atanmış mirasçı adına tescili mümkündür.
6.4. Atamanın açık olmaması
Vasiyetname veya miras sözleşmesinden mirasçı atama iradesi açıkça anlaşılamıyor ve mahkeme kararı yalnız kişinin mirasçı atanmasına ilişkin bulunuyorsa, tapu müdürlüğü atanmış ve varsa kanuni mirasçılara düşen payları gösteren mirasçılık belgesini ister. Böyle bir belge verilmezse işlem, belirli mal bırakmaya ilişkin tescil yoluna yönlendiren düzenleme çerçevesinde yürütülür; tapu müdürlüğü payları kendisi kurmaz.
7. Belirli Mal Bırakma
7.1. Külli haleflikten farkı
Belirli mal bırakmada mirasbırakan bir kişiyi mirasçı atamaz; ona terekedeki belirli bir malın mülkiyetini, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerindeki intifa hakkını ya da başka bir malvarlığı değerini bırakır.
Bu tasarruf vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılabilir.
Belirli mal bırakılan kişi:
- Gerçek kişi veya tüzel kişi olabilir.
- Kanuni ya da atanmış mirasçı da olabilir.
- Mirasbırakanın ölümü anında sağ olmalıdır.
- Cüzi haleftir.
- Kendisine bırakılan şeyin mülkiyetini ölümle kendiliğinden kazanmaz.
- Mirasçılara karşı kişisel bir tescil talep hakkı elde eder.
- Vasiyet alacağı kendi mirasçılarına geçmez.
Atanmış mirasçı ile belirli mal bırakılan kişi arasındaki temel fark şudur:
| Ölçüt | Atanmış mirasçı | Belirli mal bırakılan kişi |
|---|---|---|
| Halefiyet | Külli halef | Cüzi halef |
| Kazanma | Ölüm anında tescilsiz kazanır | Ölümle mülkiyet kazanmaz |
| Temel belge/işlem | Mirasçılık belgesi | Mirasçıların talebi veya tescile elverişli mahkeme yolu |
| Hak türü | Mirasçılık sıfatına bağlı mülkiyet | Mirasçılara karşı kişisel talep |
7.2. Vasiyetnameye dayalı tescil
Vasiyet alacaklısı ile mirasçıların birlikte talebi
Talep; vasiyet alacaklısı, yasal mirasçılar ve atanmış mirasçılar tarafından birlikte yapılıyorsa:
- Vasiyetnamenin açılıp okunduğuna ilişkin karar,
- Vasiyetnamenin onaylı örneği ibraz edilir.
Yalnız vasiyet alacaklısının talebi
Talep yalnız vasiyet alacaklısı tarafından yapılıyorsa iki ihtimal vardır:
- Taşınmazı tanımlayan ve tescil hükmü içeren tenfiz kararı ibraz edilir.
- Tenfiz kararı tescil hükmü içermiyorsa tenfiz kararıyla birlikte hâkimin tescil için yazdığı yazı ve vasiyetnamenin onaylı örneği ibraz edilir.
7.3. Taşınmaz daha önce yasal mirasçılara intikal etmişse
Taşınmaz muris adına değil de yasal mirasçılar adına kayıtlıysa, vasiyetin tenfizi davası bu mirasçılara karşı yürütülür. Mahkeme kararının tapu sicilinde uygulanabilmesi için:
- Tescil hükmü içermesi,
- Kesinleşmiş olması gerekir.
Tescil hükmü içermeyen bir tenfiz kararı yalnız vasiyetnamenin açılıp okunduğunu, itiraza uğramadığını veya itirazların sonuçsuz kaldığını tespit eder. Bu tespit tek başına ayni hakkın tescilini sağlamaz.
7.4. Miras sözleşmesine dayalı belirli mal bırakma
Belirli mal bırakma miras sözleşmesiyle yapılmışsa:
- Tescil talebi yasal ve atanmış mirasçılar tarafından yapılıyorsa miras sözleşmesinin onaylı örneği ibraz edilir.
- Talep, miras sözleşmesiyle kendisine mal bırakılan kişi tarafından tek başına yapılıyorsa tescile yönelik mahkeme kararı gerekir.
8. Mirasçılık Sıfatının Kaybedildiği Durumlar
8.1. Mirasın reddi, mirastan feragat, çıkarma ve yoksunluk
Mirasçılık belgesini düzenleyen hâkim; mirasın reddi, mirastan feragat, mirasçılıktan çıkarma ve mirastan yoksunluk durumlarını dikkate almalıdır. Sıfatını kaybeden kişinin payının kime kaldığı mirasçılık belgesinde gösterilmelidir.
Bu nedenle:
- Açıkta kalan payların kime ait olduğunu göstermeyen mirasçılık belgesiyle intikal yapılmaz.
- Tapu memuru, kaybedilen payın kimlere dağılacağına karar veremez.
- Yeni duruma göre mirasçıları ve paylarını belirleyen mirasçılık belgesi gerekir.
- Mirasçılık sıfatının kaybı belirtilmiş fakat kaybedilen pay dağıtımda dikkate alınmamışsa beyanlar sütununa bu durumun varlığına ilişkin belirtme yapılır.
Mahkeme kararının hüküm sonucu açık, anlaşılır ve infaz edilebilir olmalıdır. Tapu sicili, mahkeme kararında kurulmamış bir pay dağılımını idari yorumla tamamlayamaz.
8.2. En yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi
En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.
Veraset belgesinde hem toplu ret hem de sulh mahkemesince tasfiye bilgisi yer alıyorsa:
- Tapu müdürlüğü intikal işlemi yapmaz.
- Murisin taşınmazlarının beyanlar sütununa mirasın reddedildiği ve sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği belirtilir.
8.3. Mirasçının alacaklıların zararına ret işleminin iptali
Bir mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse alacaklılar veya iflas dairesi reddin iptali için dava açabilir. Ret iptal edilirse miras resmen tasfiye edilir. Tasfiye sonunda reddeden mirasçının payından alacaklılar ödendikten sonra değer artarsa, ret geçerli olsaydı yararlanacak kişilere verilir.
Ret işleminden sonra alınmış veraset belgesine dayanılarak intikal zaten yapılmış ve daha sonra reddin iptaline karar verilmişse:
- Yeni durumu gösteren veraset belgesine dayanılarak tapu sicilinde düzeltme yapılmaz.
- Murisin taşınmazlarının beyanlar sütununa reddin iptal edildiği ve sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye yapılacağı belirtilir.
9. Karar Mantığı
9.1. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde tescil karar tablosu
| Olay | Talep veya belge yolu |
|---|---|
| Tapu müdürlüğünde kurulan sağlar arası sözleşme | Resmî senet, iki tanık ve bakım borçlusu adına tescil |
| Noterlikte kurulan sağlar arası sözleşme; malik talepte bulunuyor | Malik olan bakım alacaklısının talebi |
| Noterlikte kurulan sağlar arası sözleşme; bakım borçlusuna tek başına tescil yetkisi verilmiş | Bakım borçlusunun talebi |
| Sağlar arası sözleşmede tescil yapılmadan bakım alacaklısı ölmüş | Mirasçıların muvafakati; yoksa mahkeme kararı |
| Mülkiyet devri ölüm sonrasına bırakılmış | Mirasçıların talebi veya mahkeme kararı |
| Bakım alacaklısı üçüncü kişi ve devir ölüm sonrasına bağlı | Malik ya da malikin mirasçılarının talebi veya mahkeme kararı |
| Bakım borçlusu mirasçı atanmış | Mirasçılık belgesi |
9.2. Belirli mal bırakmada tescil karar tablosu
| Tasarruf ve talep | Gerekli yol |
|---|---|
| Vasiyetname; vasiyet alacaklısı ile yasal ve atanmış mirasçılar birlikte talepte bulunuyor | Açılıp okunma kararı + onaylı vasiyetname |
| Vasiyetname; yalnız vasiyet alacaklısı talepte bulunuyor | Tescil hükümlü tenfiz kararı veya tenfiz kararı + hâkim yazısı + onaylı vasiyetname |
| Taşınmaz yasal mirasçılar adına geçmiş | Kesinleşmiş ve tescil hükmü içeren mahkeme kararı |
| Miras sözleşmesi; yasal ve atanmış mirasçılar talepte bulunuyor | Onaylı miras sözleşmesi |
| Miras sözleşmesi; mal bırakılan kişi tek başına talepte bulunuyor | Tescile yönelik mahkeme kararı |
10. Çözümlü Uygulamalar
Uygulama 1 — Tapu müdürlüğünün düzenleme sınırı
Olay: Malik, taşınmazının bakım borçlusu adına ancak kendi ölümünden sonra geçirilmesini isteyen bir ölünceye kadar bakma sözleşmesini tapu müdürlüğünde düzenletmek istemektedir.
Belirleyici bilgi: Mülkiyet devri ölüm sonrasına bağlanmıştır.
Uygulanacak ayrım: Tapu müdürlüğü yalnız sağlar arası ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenleyebilir.
Sonuç: Bu sözleşme tapu müdürlüğünce düzenlenemez. Taşınmaz devrinin ölümden sonra gerçekleşmesini öngören yapı, tapu müdürlüğünün düzenleme yetkisinin dışındadır.
Uygulama 2 — Noter sözleşmesinde tek başına tescil yetkisi
Olay: Noterde kurulan sağlar arası sözleşmede, bakım borçlusuna bakım alacaklısı hayattayken tek başına tescil isteme yetkisi verilmiştir. Bakım alacaklısı ayrıca talepte bulunmamaktadır.
Belirleyici bilgi: Sözleşmede açık tek başına tescil yetkisi vardır.
Sonuç: Bakım borçlusunun talebiyle tescil yapılabilir. Genel yol olan malik talebinin yerini sözleşmeyle verilen özel talep yetkisi alır.
Uygulama 3 — Ölümden sonra doğrudan tescil talebi
Olay: Noterlikte düzenlenen sözleşme taşınmazın bakım alacaklısının ölümünden sonra devrini öngörmektedir. Bakım borçlusu, ölümün ardından tek başına tescil istemektedir.
Belirleyici bilgi: Devir ölüme bağlıdır.
Sonuç: Bakım borçlusunun doğrudan tescil isteme hakkı yoktur. Mirasçıların talebi veya mahkeme kararı gerekir.
Uygulama 4 — Kanuni ipotekte sürenin başlangıcı
Olay: Sözleşme noterde düzenlenmiş, taşınmaz iki ay sonra bakım borçlusu adına tescil edilmiştir.
Belirleyici bilgi: Noter sözleşmesinde süre, sözleşme tarihinden değil tescil tarihinden başlar.
Sonuç: Üç aylık hak düşürücü süre taşınmazın bakım borçlusu adına tescil edildiği tarihten itibaren hesaplanır.
Uygulama 5 — İpotek bedeli üzerinde uyuşmazlık
Olay: Sözleşmede bakım alacağının değeri yazılmamış, taraflar daha sonra da anlaşamamıştır.
Belirleyici bilgi: Kanuni ipotek miktarı belirli olmalıdır.
Sonuç: Bedelin mahkemece tespiti gerekir. Üç aylık sürenin dolma riski varsa bakım alacaklısı geçici tescil şerhi isteyebilir.
Uygulama 6 — Atanmış mirasçılık belgesinde payların bulunmaması
Olay: Mirasçılık belgesi, bir vasiyetname bulunduğunu ve kişinin atanmış mirasçı olduğunu belirtmekte; fakat atanmış mirasçıya düşen oranı göstermemektedir.
Belirleyici bilgi: Pay açık değildir.
Sonuç: Bu belgeyle intikal yapılmaz. Vasiyetnamenin varlığı beyanlar sütununa belirtilir. Tapu müdürlüğü pay oranını kendisi belirleyemez.
Uygulama 7 — Vasiyet alacaklısının tek başına başvurusu
Olay: Belirli bir taşınmaz vasiyet edilmiştir. Yalnız vasiyet alacaklısı başvurmakta ve tenfiz kararı tescil hükmü içermemektedir.
Belirleyici bilgi: Talep tek başınadır ve kararın hüküm kısmında tescil yoktur.
Sonuç: Tenfiz kararıyla birlikte hâkimin tescil için yazdığı yazı ve vasiyetnamenin onaylı örneği gerekir.
Uygulama 8 — Mirasın reddinin sonradan iptali
Olay: Ret işleminden sonra veraset belgesine göre intikal yapılmış, daha sonra alacaklıların açtığı davada reddin iptaline karar verilmiştir.
Belirleyici bilgi: İntikal, iptal kararından önce tamamlanmıştır.
Sonuç: Yeni veraset belgesine göre tapu sicilinde düzeltme yapılmaz. Beyanlar sütununa reddin iptal edildiği ve mirasın sulh mahkemesince tasfiye edileceği belirtilir.
11. Karşılaştırmalı Olaylar
11.1. Hayattayken devir – ölümden sonra devir
- Olay A: Noter sözleşmesi hayattayken devri öngörür ve bakım borçlusuna tek başına tescil yetkisi verir. Bakım borçlusu talepte bulunabilir.
- Olay B: Aynı sözleşme devri ölüm sonrasına bırakır. Bakım borçlusu tek başına doğrudan tescil isteyemez.
Sonucu değiştiren bilgi, yalnızca mülkiyet devrinin ölümden önce mi sonra mı gerçekleşeceğidir.
11.2. Atanmış mirasçı – vasiyet alacaklısı
- Atanmış mirasçı, külli haleftir ve ölüm anında tescilsiz kazanır; paylarını gösteren mirasçılık belgesiyle hareket eder.
- Vasiyet alacaklısı, cüzi haleftir ve ölümle mülkiyet kazanmaz; mirasçılara karşı kişisel tescil talebi vardır.
Sonucu değiştiren bilgi, kişiye mirasın tamamı veya oranı üzerinde mirasçılık sıfatı mı verildiği, yoksa belirli bir malın mı bırakıldığıdır.
11.3. Tenfiz kararı – tescile elverişli hüküm
- Vasiyetnamenin geçerli biçimde açılıp okunduğunu tespit eden karar, tek başına mülkiyet tescili sağlamaz.
- Taşınmazı tanımlayan ve tescil hükmü içeren kesinleşmiş karar, tapu sicilinde infaza elverişlidir.
Sonucu değiştiren bilgi, hüküm sonucunda tescil emrinin açıkça bulunmasıdır.
12. Karıştırılabilecek Ayrımlar
- Bakım alacaklısı ile taşınmaz maliki her olayda aynı kişi olmak zorunda değildir. Üçüncü kişi yararına bakım kararlaştırılabilir.
- Tapu müdürlüğünün sözleşme düzenlemesi ile noter sözleşmesinin tapuda tescili farklıdır. Tapu müdürlüğü ölüme bağlı sözleşmeyi düzenleyemez; fakat noterlikte düzenlenen sözleşmenin sonuçları gerekli talep veya mahkeme kararıyla sicile yansıyabilir.
- Üç aylık süre sözleşme tarihinden her zaman başlamaz. Noter sözleşmesinde başlangıç, bakım borçlusu adına tescil tarihidir.
- Kanuni ipotek için bakım borçlusunun muvafakati aranmaz; fakat alacak miktarı belirsiz bırakılamaz.
- Vasiyetnamenin varlığına ilişkin belirtme işlem yasağı değildir. Hukuki sonuçların kabulüyle işlem yapılabilir.
- Atanmış mirasçı ile belirli mal bırakılan kişi aynı değildir. Biri külli, diğeri cüzi haleftir.
- Mirasçılık belgesinde yalnız tasarrufun varlığının yazılması yeterli olmayabilir. Payların açık olması gerekir.
- Tapu memuru açıkta kalan miras payını dağıtamaz. Dağılım, infaza elverişli mirasçılık belgesinde veya mahkeme hükmünde gösterilmelidir.
- Mirasın reddinin sonradan iptali, daha önce yapılmış intikali otomatik olarak düzeltme işlemine dönüştürmez. Sicile belirtme yapılır ve tasfiye süreci gösterilir.
13. Hızlı Tekrar
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılıklı borç doğurur.
- Bakım alacaklısı gerçek kişi; bakım borçlusu gerçek veya tüzel kişi olabilir.
- Sözleşme miras sözleşmesi şeklinde ve iki tanık huzurunda düzenlenir.
- Tapu müdürlüğü yalnız taşınmaz devri içeren sağlar arası sözleşmeyi düzenler.
- Noter sözleşmesinde tescil yolu, devrin hayattayken mi ölümden sonra mı olacağına göre değişir.
- Kanuni ipotek için üç aylık hak düşürücü süre vardır.
- İpotek miktarı belirli olmalı; bakım borçlusunun ayrıca muvafakati gerekmez.
- Vasiyetname veya miras sözleşmesinin MERNİS’te görülmesi bildirim ve belirtme gerektirir; belirtme tek başına işlem engeli değildir.
- Atanmış mirasçı külli halef, belirli mal bırakılan kişi cüzi haleftir.
- Vasiyet alacaklısı mülkiyeti ölümle kendiliğinden kazanmaz.
- Mirasçılık sıfatı kaybolan kişinin payını tapu memuru dağıtamaz.
- En yakın mirasçıların toplu reddinde ve reddin iptalinde tasfiye yolu önemlidir.
- Önceki duyuru yürürlükten kaldırılmıştır.
14. Mini Yoklamalar
Mini Yoklama 1
Bakım borçlusu tüzel kişi olabilir mi?
Cevap: Evet. Bakım alacaklısı yalnız gerçek kişi olabilir; bakım borçlusu gerçek veya tüzel kişi olabilir.
Mini Yoklama 2
Tapu müdürlüğü, taşınmazın bakım alacaklısının ölümünden sonra devrini öngören sözleşmeyi düzenleyebilir mi?
Cevap: Hayır. Tapu müdürlüğünün düzenleme yetkisi yalnız sağlar arası sözleşmeyle sınırlıdır.
Mini Yoklama 3
Noterde yapılan sözleşmede kanuni ipotek için üç aylık süre ne zaman başlar?
Cevap: Taşınmaz bakım borçlusu adına tescil edildiği tarihte başlar.
Mini Yoklama 4
Vasiyetnameyle belirli taşınmaz bırakılan kişi ölüm anında o taşınmazın maliki olur mu?
Cevap: Hayır. Kişi cüzi haleftir ve mirasçılara karşı tescil talep hakkı kazanır.
Mini Yoklama 5
Mirasçılık sıfatını kaybeden kişiye ait payın dağılımını tapu memuru belirleyebilir mi?
Cevap: Hayır. Yeni duruma göre mirasçıları ve payları gösteren mirasçılık belgesi gerekir.

